Evet'mi Hayır'mı

Evet'mi Hayır'mı

Evet’mi Hayır’mı? Bir süredir devam eden tartışmaları ile birlikte televizyonlarda bol bol liderlerin il il gezerek meydanlara topladıkları insanlara zorlamayla Evet ya da Hayır dedirtme çabalarını izliyoruz.  Sayın Lider’lerin özellikle Anadolu’da ki konuşmalarında, konuşmalarına başlamadan önce ilgili kişiler tarafından meydana toplananlara bolca Evet ya da Hayır çalışmaları da yaptırılıyor. Gelenler neye Evet neye Hayır dediklerinden bihaberler. Oysaki değişmesi muhtemel olan 26 tane madde pekte küçümsenecek türden değil. Liderlerimiz il il gezip evet-hayır propagandasını yaparken, birbirleri hakkında da konuşmalara devam ediyorlar. Bizlerde televizyonların başında gün ve gün ziyaret ettikleri illeri, konuşmalarını ve birbirleri hakkında söylemlerini dinliyoruz. Referanduma çok az bir süre kaldı, reşit olan her kişi oy kullanabilecek ve bazılarımız Evet bazılarımız ise Hayır diyeceğiz buraya kadar olan kısmı hepimiz biliyoruz fakat oy kullanacak kişilerin belkide %90′ı ne için Evet ya da ne için Hayır diyeceğinin bilincinde değil. 

Kendinizi düşünün, 26 maddenin kaç tanesi için yorum yapabiliyorsunuz! En fazla 1! O madde de sürekli olan anlatılan sorumlularının yargılanabilecek olması. Peki diğer maddelerin değişmesi ile birlikte hayatınızda neler değişecek, birçoğumuz bilmiyoruz, bilmeyi bir kenara bırakalım, konunun farkındalığının da bilinci içinde değiliz. Yani iletişimin ve bilgiye ulaşmanın bu kadar kolaylaştığı, internet devriminin yaşandığı günümüzde kısa bir internet araması dahi yapılmıyor. 

Çuvaldızı kendimize batırdık, şimdi sıra Meclis çatısı altındaki partilerde. 

Parti liderleri, parti çalışanları, alt kolları veya gençlik grupları, neresinden tutarsanız tutun hiçbir partinin değişmesi olası olan 26 maddeyi tek tek inceleyip şu tarzda artıları ya da eksileri olacaktır şeklinde beyanları, karşılaştırmaları, Dünya’daki diğer ülkelerde bu maddelerin ne şekilde uygulandığı ve oralardan örnekler bulunmuyor. Maddeleri karşınıza alıp okuduğunuzda, her  okuyanın yorumuna açık bir tablo ortaya çıkıyor ve durum böyle olunca da, konu en doğruyu seçmekten partilerin birbirleri arasındaki yarışa dönüyor. 

Birilerinin çıkıp nelerin değişebileceğini, yurt dışındaki ülkelerde durumun ne olduğunu ve benzer karşılaştırmaları yapmasının zamanı geldi fakat ilk olarak Türkiye’de yapılan siyasetteki karalama kampanyalarını bir kenara bırakmak gerekiyor. Zaten, içinde bulunduğumuz yıllar, partilerin çıkıp kendi vizyonlarını anlatması, yeri geldiğinde ortak hareket etmeleri, iktidar olduklarında Türkiye Cumhuriyeti ve vatandaşları olan bizler için neler yapmak istediklerini, projelerini de ortaya koyarak anlatmasının zamanı. Tabi burada geçmiş yıllarda yapıldığı gibi her eve iki anahtar söylemleri içine giren partinin zaten şansı kalmıyor. Dünya’da Türkiye’nin ve bizlerin yeri neresi? İstanbul gibi bir şehire Metro’nun yeni geldiğini düşünürsek sanırım bu soruya hızlıca cevap bulabilirsiniz. Birçok kişi fanatiklik yaparak parti tutmak yerine iyi yönetim gösterecek partiye oy veriyor, sizde kabul edersiniz ki çok yıllar önce bu böyle olmalıydı. 

Neden Evet? ya da neden Hayır? Parti ismi vermiyorum fakat şu anda televizyonlarda izlediklerimiz sürekli olarak sen onu yedin, sen bunu mahvettin, sen bu işlerden anlamıyorsun, ben anlıyorum ve benzerleri, herkes birbirini suçlar durumda, oysaki çoğu kişi artık kimin iktidar olacağını dahi umursamıyor, yeterki aklı çalışan, Ülke’yi olduğu noktadan daha ileriye götüren geriye götürmeyen bir parti gelsin ve tüm Ülke insanları huzurlu ve mutlu şekilde yaşayabilsin. 

Değişmesi olası 26 maddeye aşağıdan ulaşabilirsiniz: 

MADDE 1:Pozitif ayrımcılığın kapsamı genişletiliyor. Anayasa’nın 10. maddesine “Çocuklar, yaşlılar ve özürlüler ile harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz.” ibaresi ekleniyor. 

MADDE 2:Herkes kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olacak. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızası ile işlenebilecek. 

MADDE 3: Anayasa’nın ‘Seyahat Hürriyeti’ başlıklı 23. maddesine, “vatandaşın yurtdışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hâkim kararına bağlı olarak sınırlandırılabilecek.” ifadesi ekleniyor. 

MADDE 4:Çocukların korunmasına yönelik yeni düzenleme getiriyor. Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça ana ve babası ile kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olacak. Devlet, her türlü istismara karşı, çocukları koruyucu tedbirleri alacak. 

MADDE 5:Bir kişinin aynı zamanda ve aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye olmasının yolunu açıyor. 

MADDE 6:Memurlara ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınıyor. 

MADDE 7: Grev esnasında greve katılan işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu grev uygulanan işyerinde sebep oldukları maddi zarardan sendikanın sorumlu tutulmasını öngörüyor. Siyasi amaçlı grev ve lokavt, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, iş yavaşlatma ve diğer direnişlere ilişkin yasaklar kaldırılıyor. 

MADDE 8 : (330 kabul oyuna ulaşamadığı için tekliften düştü.) Siyasi partilerin kapatılmasını Meclis’in iznine bağlıyordu. 

MADDE 9:Kamu denetçiliği (ombudsman) kurumu oluşturuluyor. 

MADDE 10:Milletvekilliğinin düşürülmesi uygulamasını kaldırıyor. 

MADDE 11:Başkanlık Divanı 2. devre dönemin sonuna kadar görev yapacak. 

MADDE 12:Yüksek Askeri Şura’nın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç, her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açılıyor. 

MADDE 13:Anayasa’nın 128. maddesine memurlara tanınacak olan ‘toplu sözleşme hakkı’ yansıtılıyor. 

MADDE 14: Memurlara yönelik uyarma ve kınama cezaları yargı denetimine açılıyor. 

MADDE 15: Adalet hizmetleri ile savcıların idari görevleri yönünden Adalet Bakanlığı’nca denetimi, adalet müfettişleri ile hakim ve savcı mesleğinden olan iç denetçiler; araştırma, inceleme ve soruşturma işlemleri ise adalet müfettişleri eliyle yapılacak. 

MADDE 16: Askeri yargının görev alanı yeniden belirleniyor. Buna göre, askeri mahkemeler, asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevli olacak. Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her durumda adliye mahkemelerinde görülecek. Siviller, savaş hali dışında askeri mahkemelerde yargılanamayacak. 

MADDE 17: Anayasa Mahkemesi’nin yapısı yeniden düzenleniyor. Anayasa Mahkemesi 17 asıl üyeden oluşacak. 3 üyesini Meclis seçecek. 

MADDE 18:Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresine limit getiriliyor. Üyeler, 12 yıl için seçilecek. Bir kişi 2 defa üyeliğe seçilemeyecek. 

MADDE 19:Anayasa Mahkemesi’ne kişisel başvuru hakkı tanınıyor. Meclis başkanı, genelkurmay başkanı, kuvvet komutanları ile jandarma genel komutanı da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan’da yargılanacak. 

MADDE 20:Anayasa Mahkemesi iki bölüm ve genel kurul halinde çalışacak. 

MADDE 21:Askerî Yargıtay üyelerinin disiplin ve özlük işlerinde askerlik hizmetinin gereklerine bakılmayacak. Bunun için hâkimlik teminatı esasları dikkate alınacak. 

MADDE 22: Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri için de hâkimlik teminatı getiriliyor. 

MADDE 23:Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısı değiştiriliyor. Bu kapsamda, halen 7 olan HSYK’nın üye sayısı 22′ye çıkarılacak. Adalet bakanı olmaya devam edecek. 

MADDE 24:‘Ekonomik ve Sosyal Konsey’ Anayasa kapsamına alınıyor. 

MADDE 25: 12 Eylül darbecilerine yargı yolu açılıyor. Anayasa’nın, 12 Eylül dönemindeki Milli Güvenlik Konseyi üyeleri ile bu dönemde kurulan hükümetler ve Danışma Meclisi’nde görev alanların yargılanmasını önleyen geçici 15. maddesi yürürlükten kaldırılıyor. 

MADDE 26:Üç geçici maddeden oluşan çerçeve madde, Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın yapısıyla ilgili geçici düzenlemeleri içeriyor. Parti kapatmalarla ilgili geçici düzenleme ise 8. maddenin düşmesi çerçevesinde yeterli oyu alamayarak paketten çıktı.